WiFi Kamera vs Kablolu Kamera: Hangisi Daha Güvenli ve Uzun Ömürlü?
WiFi Kamera vs Kablolu Kamera: Hangisi Daha Güvenli ve Uzun Ömürlü?
Gece yarısı saat tam 03.14. Herkesin derin uykuda olduğu o zifiri karanlıkta, evinizin arka bahçesinden ya da iş yerinizin kapısından ani bir tıkırtı yükseldi. İlk refleksiniz ne olurdu? Büyük ihtimalle eliniz hemen telefona gidecek ve güvenlik kamerasının uygulamasını açacaksınız. İşte tam o saniyede, ekranda dönüp duran o sinir bozucu “Bağlanıyor…” yüklenme simgesini mi görmek istersiniz, yoksa milisaniyeler içinde ekrana düşen cam gibi net bir canlı görüntüyü mü?
Eğer tercihiniz ikincisiyse, mülkünüzü emanet ettiğiniz sistemin altyapısı hayat memat meselesi haline gelmiş demektir.
Güvenlik kamerası teknolojileri son yıllarda inanılmaz bir hızla gelişti. Ancak bu teknoloji bombardımanı, tüketicilerin kafasında devasa bir karmaşa yarattı. Günümüzde bir sistem kurmak istediğinizde kendinizi amansız bir savaşın ortasında buluyorsunuz: WiFi kamera mı, kablolu kamera mı? Piyasada binlerce lira harcayıp aldığı kablosuz kamerası sürekli ağdan düşenlerin feryadı da var, “kablolu sistem kuracağım” diye evini, ofisini matkapla delik deşik edip pişman olanların sitemi de.
Peki işin aslı ne? Reklam panolarındaki cafcaflı pazarlama cümlelerini bir kenara bıraktığımızda, hangi sistem bizi yarı yolda bırakmaz? Hangisi verdiğimiz her kuruşun karşılığını sonuna kadar verir ve yıllarca tıkır tıkır çalışır? Gelin, acı tatlı tüm gerçeklerle güvenlik kameralarının perde arkasını aralayalım.
Güvenlik Kamera Seçiminde Yaşanan Büyük Çelişki
Bir mülkü koruma kararı aldığınızda önünüze tamamen farklı felsefelere sahip iki yol çıkıyor. Bir tarafta kutusundan çıktığı gibi dakikalar içinde duvara monte edilen, telefonunuzla saniyeler içinde eşleşen teknoloji harikası akıllı WiFi kameralar var. Diğer tarafta ise kalın kabloları, merkezi kayıt cihazları ve endüstriyel duruşlarıyla güven veren geleneksel kablolu sistemler duruyor.
Bugün pek çok insan şu tehlikeli yanılgıya düşüyor: “Kablolu sistemler artık eskide kaldı, devir bulut ve kablosuz devri.”
İşte en büyük tuzak tam olarak burada başlıyor. Güvenlik, sadece akıllı telefonunuza gelen şirin ve anlık bir bildirimden ibaret değildir. Gerçek güvenlik; sabotaj riskine karşı gösterilen dirençtir, hava şartları ne olursa olsun kesintisiz veri akışıdır ve elektrikler kesildiğinde bile sistemin gözünü kırpmadan kayda devam edebilmesidir.
Modern görünen her şeyin her zaman “daha güvenli” olduğu algısı, dijital dünyanın en büyük yanılsamalarından biri. Bu yanılsamaya kapılan yüzlerce kullanıcının düştüğü ve sonradan saç baş yolduğu hataları incelediğimizde ne demek istediğimizi çok daha iyi anlayacaksınız.
Güvenlik Kamerası Alırken Yapılan 5 Kritik Hata
Güvenlik sistemi kurarken yapılan hataların faturası ne yazık ki genellikle bir hırsızlık girişimi ya da kritik bir olay yaşandığında ödenir. Sistemi kurduktan ilk birkaç ay sonra ortaya çıkan bu kronik hatalardan kaçınmak, yatırımı doğru yönetmenin ilk adımıdır.
1. “Kablosuz” Kelimesini Tamamen Kablosuz Sanmak
Sektördeki en büyük pazarlama hilelerinden biri budur. Bir kameranın “kablosuz” veya “WiFi” olması, onun havadan aldığı enerjiyle çalıştığı anlamına gelmez. Bu cihazlar veriyi kablosuz aktarır ancak çalışmak için hala bir elektrik kablosuna ve prize ihtiyaç duyarlar. Tamamen pilli veya bataryalı olan modeller ise eğer yoğun hareket olan bir alana takıldıysa, birkaç hafta içinde pilleri tükenerek kapanır. Kullanıcıların düştüğü en büyük hata, tamamen kablosuz özgürlük beklerken pencerelerden dışarıya elektrik kablosu uzatmak zorunda kalmalarıdır.
2. Evdeki İnternet Altyapısını Mucize Sanmak
Ev veya ofisinizdeki 50 Mbps ya da 100 Mbps internetinizle kesintisiz 4K videolar izliyor olmanız, sisteminizin 4 adet yüksek çözünürlüklü WiFi kamerayı kaldırabileceği anlamına gelmez. İnternet aboneliklerinde bize satılan hız indirme (download) hızıdır. Oysa güvenlik kameraları interneti veri yüklemek (upload) için kullanır. Türkiye’deki upload hızlarının düşüklüğü göz önüne alındığında, sisteme eklenen her kablosuz kamera mevcut internetinizi sömürür, canlı yayın kalitesini düşürür ve evdeki diğer cihazların internetini felç eder.
3. Sinyal Kesici (Jammer) Tehdidini Hafife Almak
Çoğu kişinin bilmediği detay, profesyonel hırsızların artık sadece levye veya tornavida taşımadığıdır. İnternet üzerinden çok ucuz fiyatlara temin edilebilen taşınabilir sinyal kesiciler (jammer), evinizin çevresindeki WiFi ve hücresel bağları saniyeler içinde felç edebilir. Sadece WiFi sinyaline güvenerek kurulan bir kamera, bu tarz bir cihaz aktif edildiği an kör, sağır ve dilsiz kalır. Ne kayıt yapabilir ne de telefonunuza bildirim gönderebilir.
4. Gizli Bulut Depolama Maliyetlerini Hesaplamamak
Cihazı satın alırken ucuz fiyatına aldanıp sevinen kullanıcıları bekleyen sinsi bir masraf kapısı vardır: Aylık veya yıllık bulut abonelik ücretleri. “Ben bulut istemem, içine hafıza kartı takar kullanırım” diyebilirsiniz. Burada yapılan büyük hata şudur: Bir hırsız mülkünüze girdiğinde ilk yapacağı işlerden biri, duvarda asılı duran o şirin WiFi kamerayı yerinden söküp cebine koymaktır. Kamera gittiği an, içindeki SD kart ve o ana kadar çekilen tüm kanıtlar da hırsızla birlikte gider. Bulut aboneliği yoksa elinizde hiçbir şey kalmaz.
5. Sıradan Telefon Hafıza Kartı Kullanmak
WiFi kameralarda lokal depolama tercih edildiğinde yapılan en yaygın hata, cep telefonlarından kalan eski SD kartları bu cihazlara takmaktır. Güvenlik kameraları akıllı telefonlar gibi değildir; 7 gün 24 saat boyunca durmaksızın veri yazar ve silerler. Sıradan bir hafıza kartı bu ağır iş yüküne ve ısıya en fazla birkaç ay dayanabilir. Tam bir olay yaşandığında geçmiş kayıtlara bakmak istediğinizde “Kart Okuma Hatası” yazısıyla karşılaşmanız işten bile değildir.
Güvenlikte Doğru Strateji Nasıl Kurulur?
Doğru bir güvenlik sistemi kurmanın temel kuralı, mülkünüzün risk analizini duygulardan arınarak, tamamen rasyonel bir şekilde yapmaktır. Bir apartman dairesinin üçüncü katındaki çelik kapının üzerini korumakla, etrafı ağaçlarla çevrili geniş bir bahçeyi, bir fabrikayı veya kuyumcu dükkanını korumak tamamen farklı dinamikler ve algoritmalar gerektirir.
Burada yapılması gereken en mantıklı hamle, bütçeyi ve fiziksel şartları optimize etmektir. Eğer kiracıysanız, duvarları delmeniz, kablo kanalları döşemeniz ev sahibinizle sorun yaşamanıza neden olabilir. Bu senaryoda kaliteli bir kablosuz ekosisteme yönelmek mantıklıdır. Ancak kendinize ait müstakil bir evde yaşıyorsanız veya ticari bir işletme sahibiyseniz, sistemin ana omurgasını mutlaka kablolu kurup, çevre birimleri kablosuz cihazlarla desteklemek en doğru çözüm yöntemidir.
Peki bu iki sistem teknik olarak bize ne vaat ediyor? Hangi şartlar altında birbirlerine üstünlük sağlıyorlar? Şimdi iki teknolojiyi de anatomisine kadar inceleyelim.
WiFi Kamera Nedir? Avantajları ve Tüm Gizli Detayları
WiFi kameralar, merceklerinden geçen ışığı dijital veriye çevirdikten sonra bu veriyi herhangi bir fiziksel görüntü kablosuna ihtiyaç duymadan, ortamdaki kablosuz ağ (modem/router) vasıtasıyla bulut sunucularına veya doğrudan akıllı telefonunuza aktaran IP tabanlı cihazlardır.
[Kamera Merceği] -> [Dijital İşlemci] -> (WiFi Sinyali) -> [Modem/Router] -> [Akıllı Telefon / Bulut]
Bu cihazların son yıllarda bu kadar popüler olmasının arkasında elbette çok haklı sebepler var. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü bulunuyor.
WiFi Kameraların Avantajları
Zahmetsiz Kurulum: Matkap tozu yutmak, metrelerce kablo taşımak, duvarları delmek zorunda kalmazsınız. Genellikle iki vida veya güçlü bir çift taraflı bant bile montaj için yeterli olur.
Yüksek Mobilite ve Esneklik: Kamerayı bugün salona koyup, yarın çocuk odasına, ertesi gün ise balkona taşıyabilirsiniz. Tek yapmanız gereken fişten çekip yeni yerinde prize takmaktır.
Gelişmiş Yapay Zeka Desteği: IP tabanlı ve modern işlemcilere sahip oldukları için insan tanıma, evcil hayvan takibi, bebek ağlaması algılama ve yapay zeka tabanlı hareket bölgesi belirleme gibi yazılımsal yetenekleri çok gelişmiştir.
Düşük Giriş Maliyeti: Ekstra bir kayıt cihazı, özel hard diskler veya pahalı işçilik ücretleri ödemenize gerek yoktur. Tek bir cihaz satın alarak güvenliğe adım atabilirsiniz.
WiFi Kameraların Dezavantajları
Sinyal Kirliliği ve Kopmalar: Evinizdeki duvarların kalınlığı, odalar arasındaki mesafe, mutfaktaki mikrodalga fırın ve hatta komşularınızın kullandığı yoğun WiFi ağları kameranızın sinyal kalitesini doğrudan düşürür.
Siber Güvenlik Açıkları: İnternete doğrudan bağlı olan her cihaz gibi WiFi kameralar da hacker’ların hedefi olabilir. Güçlü ve karmaşık bir şifreleme altyapısına sahip değilseniz, evinizin içi yabancı gözlerin canlı yayını haline gelebilir.
Sınırlı Depolama Güvencesi: Fiziksel olarak ulaşılması kolay yerlerde oldukları için çalınma riski çok yüksektir.
Eğer eviniz veya ofisiniz için esnek, modern ve bütçe dostu bir kablosuz çözüm arıyorsanız, piyasadaki en kararlı modelleri incelediğimiz En İyi WiFi Güvenlik Kameraları listemize göz atarak en doğru seçimi yapabilirsiniz.
Kablolu Kamera Nedir? Kesintisiz Güvenliğin Anatomisi
Kablolu kameralar, kaydettikleri ham veya işlenmiş video verilerini fiziksel kablolar aracılığıyla merkezi bir alanda konumlandırılmış kayıt cihazına (DVR veya NVR) aktaran kapalı devre (CCTV) sistemleridir. Günümüzde bu sistemler eski nesil analog kameralar (Coaxial kablo kullananlar) ve yeni nesil PoE (Power over Ethernet) IP kameralar olmak üzere ikiye ayrılır.
Ama asıl önemli nokta şu: Yeni nesil PoE teknolojisi, kablolu sistemlerin o eski “kaba” imajını tamamen yıktı. Artık kameraya hem elektrik vermek hem de görüntüyü almak için ayrı ayrı kablolar çekmenize gerek yok. Tek bir standart ethernet kablosu (Cat6), kameranın ihtiyacı olan hem elektriği taşır hem de gigabit hızında veri aktarımı sağlar.
[PoE Kamera] --------(Tek Bir Cat6 Kablo / Hem Güç Hem Görüntü)--------> [NVR Kayıt Cihazı]
Kablolu Kameraların Avantajları
Kusursuz Kararlılık ve Sıfır Gecikme: Hava fırtınalı da olsa, internetiniz tamamen kesilse de, yan komşunuz en güçlü jammer cihazını da açsa kablolu sistem bundan etkilenmez. Saniyede 30 kare (FPS) hızla 7/24 kesintisiz kayıt yapmaya devam eder.
Bant Genişliği Canavarı: İnternet ağınızı zerre kadar yormadan 4K, hatta 8K çözünürlükteki devasa görüntü verilerini bile sıfır kayıpla merkezi diskine yazar. Siz sadece telefonla izlemek istediğinizde internet kullanılır.
Muazzam Ömür ve Endüstriyel Dayanıklılık: Kablolu donanımlar genellikle metal kasalara, dış ortamın kavurucu sıcağına ve dondurucu soğuğuna karşı tam korumalı (IP67) izolasyonlara sahiptir. 10 yılı aşkın süredir tek bir arıza bile yapmadan çalışan kablolu binalar bunun en büyük kanıtıdır.
Merkezi ve Güvenli Depolama: Kayıt cihazı evinizin veya iş yerinizin en gizli, ulaşılması zor bir odasında (örneğin bir çelik kasa içinde) saklanabilir. Kameralar kırılsaydı bile, o ana kadar çekilen tüm görüntüler merkezde güvendedir.
Kablolu Kameraların Dezavantajları
Zorlu ve Tozlu Kurulum: Kabloların süpürgeliklerin arkasından geçmesi, tavan arasından yürütülmesi veya dış cepheye kanallar çakılması gerekir. Profesyonel bir montaj ekibi olmadan bu işe kalkışmak büyük cesarettir.
Yüksek İlk Yatırım Maliyeti: Kamera fiyatlarının yanı sıra NVR kayıt cihazı, 7/24 çalışmaya uygun mor etiketli güvenlik hard diskleri ve yüzlerce metre kablo maliyeti ilk etapta cüzdanınızı zorlayabilir.
Esneklikten Uzak Yapı: Kurduğunuz bir kameranın yerini değiştirmek demek, o kablo hattını iptal edip yeni bir hat çekmek anlamına gelir. Yani bir kez kurduğunuzda, sistem artık sabittir.
Ev yapınızın, bütçenizin ve güvenlik beklentilerinizin hangi tarafa daha yakın olduğunu tam olarak kestiremiyorsanız, iki sistemin felsefi ve pratik farklarını derinlemesine tarttığımız Kablolu Güvenlik Sistemi mi Kablosuz Sistem mi? başlıklı makalemiz karar verme sürecinizi ciddi anlamda hızlandırabilir.
Büyük Karşılaşma: WiFi ve Kablolu Kameranın Karşılaştırmalı Analizi
Hangi sistemin mülkünüz için en doğru kalkan olacağını netleştirmek adına, iki teknolojiyi en kritik parametrelerde karşı karşıya getirelim.
1. Kurulum ve Devreye Alma Süreci
WiFi kameralar bu kategoride ringden galip çıkıyor. Teknik bilgiye hiç ihtiyacınız yok. Akıllı telefon kullanmayı bilen herkes kablosuz bir kamerayı dakikalar içinde aktif edebilir. Kablolu sistemlerde ise ciddi bir mühendislik ve işçilik planlaması gerekir. Kablonun nereden geçeceği, binaya nasıl zarar vermeyeceği hesaplanmalıdır.
2. Siber Güvenlik ve Gizlilik Sınırları
Çoğu kişinin bilmediği detay, bulut tabanlı WiFi kameraların şifreleri ele geçirildiğinde tüm ev hayatınızın internete sızma riskidir. Kablolu sistemler ise internete hiç bağlanmadan, tamamen dış dünyaya kapalı (Intranet) bir şekilde çalıştırılabilir. İnternet fişini çektiğiniz bir kablolu sistemi dünyanın en iyi hacker’ı bile uzaktan hackleyemez. Veri gizliliğinde kablolu sistemler tartışmasız liderdir.
3. Sinyal İstikrarı ve Kayıt Garantisi
WiFi dalgaları doğası gereği engelleri sevmez. Kalın bir betonarme duvar, asansör boşluğu veya yalıtım malzemeleri sinyali boğar. Sinyal düştüğünde görüntüde piksellenmeler ve donmalar başlar. Kablolu Cat6 kablolarda ise veri, bakır hatların içinden izole bir şekilde akar; kayıp oranı sıfıra yakındır.
4. Toplam Sahip Olma Maliyeti (TCO)
İlk satın alma anında WiFi kameralar oldukça caziptir. Ancak resmi genişlettiğimizde durum değişir. 5 yıllık bir vadede sürekli ödenen bulut depolama ücretleri, bozulan ucuz adaptörler ve ömrünü tamamlayan SD kart maliyetleri toplandığında, kablolu sistemin tek seferlik yüksek maliyetini geçmeye başlar. uzun ömürlü güvenlik kamerası yatırımı yapmak isteyenler uzun vadeli matematiği iyi kurmalıdır.
Karşılaştırma Tablosu: Detaylı Analiz
Aşağıdaki tablo, karar aşamasında size rehberlik edecek tüm teknik ve pratik verileri özetlemektedir:

Uzman Tavsiyeleri: Hangi Senaryoda Hangisini Seçmelisiniz?
Yıllardır güvenlik altyapıları kuran uzmanların sahada edindiği tecrübelere dayanarak, hangi mülke hangi sistemin kurulması gerektiğini net reçetelerle ortaya koyalım.
Şu Şartlarda WiFi Kamera Tercih Edin
Kiracıysanız: Yakın zamanda taşınma planınız varsa ve kurduğunuz sistemi söküp yeni evinize götürmek istiyorsanız kablosuz sistem tek çarenizdir.
Sadece İç Mekan Takibi Yapacaksanız: Amacınız evdeki evcil hayvanınızı izlemek, bebeğinizi kontrol etmek ya da bakıcının gün içindeki hareketlerine bakmaksa WiFi kameralar fazlasıyla yeterlidir.
Kamera Sayısı Az İse: Evin sadece giriş kapısına tek bir kamera koyacaksanız, devasa bir kayıt cihazı yatırımı yapmak mantıksızdır.
Mimarinin Korunması Gerekiyorsa: Duvarları tarihi eser olan, delinmesi veya çivi çakılması yasak olan alanlarda kablosuz çözümler hayat kurtarır.
Şu Şartlarda Kablolu Kamera Tercih Edin
Müstakil Ev veya Villa Sahibiyseniz: Geniş bir bahçeniz, dış cepheleriniz ve kör noktalarınız varsa, hırsız alarm kamera sistemleri ile entegre çalışacak kablolu PoE kameralar tek seçeneğiniz olmalıdır.
Ticari İşletmeniz Varsa: Mağaza, depo, ofis, fabrika gibi alanlarda güvenlik bir lüks değil hukuki ve ticari bir zorunluluktur. Kesintisiz binalar için CCTV altyapısı şarttır.
Yüksek Çözünürlük ve Uzun Geçmiş İstiyorsanız: “Bana geriye dönük 2 aylık kayıt lazım ve görüntüyü büyüttüğümde hırsızın yüzünü net görmeliyim” diyorsanız kablolu sistemlerin yüksek bant genişliğine ihtiyacınız var demektir.
Siber Tehditlerden Korkuyorsanız: Evinizin mahremiyetinin bulut sunucularında gezmesini istemiyor, verinizin tamamen sizin kontrolünüzdeki bir kutuda kalmasını arzuluyorsanız kablolu sistemi tercih etmelisiniz.
Kararınızı kablosuz yönünde verdiyseniz ancak satın alırken hangi lens tipini, hangi sıkıştırma formatını (H.265+ gibi) seçmeniz gerektiği konusunda kararsızsanız, tuzaklara düşmemek için WiFi Kamera Satın Alma Rehberi içeriğimizi okumadan kartınızı aslanların önüne atmayın.
Güvenlik Riski Şansa Bırakılmaya Gelmez
Hayatın pek çok alanında esneklik ve konfor ön plandadır. Ancak konu güvenlik olduğunda konfor, kararlılığın arkasında kalmalıdır. Güvenlik sistemleri tıpkı araçlardaki hava yastıkları gibidir; onlara ömrünüz boyunca hiç ihtiyaç duymayabilirsiniz. Ancak ihtiyaç duyduğunuz o tek bir saniyede, milisaniyelik bir gecikme bile telafisi imkansız sonuçlar doğurabilir.
WiFi kameralar sundukları modern arayüzler, yapay zeka özellikleri ve tak-çalıştır konseptleriyle günlük yaşam takip mekanizmaları için harika asistanlardır. Fakat evinizi veya iş yerinizi mutlak bir koruma çemberine almak, dış etkenlerden arındırılmış, uzun ömürlü ve sabote edilemez bir kale inşa etmek istiyorsanız kablolu (PoE) sistemlerin tahtı hala sallantısız yerinde durmaktadır. Fiziksel bir kablonun taşıdığı verinin güvenliğini ve hızını, havadaki serbest radyo dalgalarının sunabilmesi en başta fizik kurallarına aykırıdır.
Yatırımınızı yaparken sadece bugünkü montaj kolaylığına değil, gelecekteki güvenlik açıklarına, bulut masraflarına ve donanım değişim sürelerine de odaklanın. Unutmayın, huzurlu bir uykunun bedeli, doğru altyapıyı seçtiğinizden emin olduğunuz an ödenir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Elektrik kesildiğinde hangi kamera sistemi çalışmaya devam eder?
Elektrikler kesildiğinde hem WiFi kameralar hem de kablolu kameralar enerjisiz kalacağı için kapanır. Ancak kablolu sistemleri elektrik kesintisine karşı korumak çocuk oyuncağıdır. Merkezi kayıt cihazının (NVR) bağlı olduğu prize tek bir Kesintisiz Güç Kaynağı (UPS) takarak tüm kameraların saatlerce kayda devam etmesini sağlayabilirsiniz. WiFi kameralarda ise her bir kameranın bağlı olduğu prize ve modeme ayrı ayrı güç kaynakları koymanız gerekir ki bu hem çok pahalı hem de pratikte imkansıza yakındır.
2. WiFi kameralar aylık internet kotamı bitirir mi?
WiFi kameralar görüntüleri sürekli olarak bulut sunucusuna yüklüyorsa (Cloud Recording), internetinizin upload (yükleme) kotasını ciddi oranda tüketir. Sınırsız veya yüksek kotalı bir ev internetiniz yoksa, ay ortasında internet hızınızın düşmesine ya da yüksek faturalarla karşılaşmanıza neden olabilir. Kablolu kameralar ise veriyi kendi yerel diskine yazdığı için internet kotanızdan tek bir megabayt bile harcamaz; sadece siz dışarıdayken telefondan canlı izleme yaparsanız mobil internetinizden tüketim olur.
3. Kablolu kameraların görüntüsünü de telefondan canlı izleyebilir miyim?
Evet, kesinlikle izleyebilirsiniz. İnsanların en çok düştüğü yanılgılardan biri kablolu kameraların sadece bağlı olduğu monitörden izlenebileceğini sanmaktır. Kablolu sistemin kalbi olan NVR/DVR kayıt cihazını evinizdeki modeme tek bir ethernet kablosuyla bağladığınızda, cihaz internete açılır. Böylece dünyanın öbür ucunda bile olsanız, tıpkı bir WiFi kameraymış gibi telefon uygulamanız üzerinden canlı izleme yapabilir, bildirim alabilir ve geçmiş kayıtları geriye sararak inceleyebilirsiniz.
4. Sinyal kesici (Jammer) kullanan hırsızlar kablolu kamerayı durdurabilir mi?
Hayır, durduramazlar. Jammer adı verilen cihazlar havadaki radyo, WiFi, 4G/5G frekanslarını yoğun bir gürültü sinyaliyle boğarak çalışır. Kablolu kameralar ise görüntüyü havadan değil, yalıtımlı bakır kabloların içinden elektrik sinyali olarak iletirler. Dolayısıyla, fiziksel olarak gelip kabloyu bir makasla kesmedikleri sürece kablolu kameraların kaydını hiçbir frekans kesici cihaz durduramaz.
5. Kablolu kameralardaki PoE teknolojisi tehlikeli midir, elektrik çarpar mı?
PoE (Power over Ethernet) teknolojisi tamamen uluslararası güvenlik standartlarına (IEEE 802.3af/at) göre tasarlanmıştır ve son derece güvenlidir. Bu sistemde ethernet kablosundan geçen voltaj insana zarar verebilecek düzeyde değildir (genellikle 48V civarı düşük akım). Ayrıca akıllı PoE switchler, kablonun ucuna bir kamera yerine bilgisayar veya başka bir cihaz takıldığında bunu algılar ve elektriği otomatik olarak keser. Kameranın yanına tehlikeli 220V yüksek gerilim hatları çekme zorunluluğunu ortadan kaldırdığı için aslında yangın ve çarpılma riskini en aza indiren sistemdir.
